Kısaca: ctDNA lenfomada tamamlayıcı bir kan testidir; tanı hâlâ doku biyopsisiyle konur, en net kılavuz kullanımı NCCN’de tedavi sonu PET’i pozitif DLBCL içindir ve agresif lenfomada tanı bloğu saklanmalıdır.
Lenfoma takibinde uzun yıllardır omurga PET/BT, klinik muayene ve gerektiğinde tekrar biyopsidir. Son iki yıldır ASCO gibi büyük kongrelerde ve bazı NCCN başlıklarında bir üçüncü katman öne çıktı: kandan bakılan ctDNA, yani dolaşan tümör DNA’sı. Bu yazı “herkese tanı anında yapılsın” demek için değil; testin ne işe yaradığını, nerede kılavuzlara girdiğini ve tanı anında alınmazsa nüks şüphesinde elimizde ne kaldığını sade dille anlatmak için.
ctDNA nedir, sıvı biyopsi ne demek?
ctDNA (circulating tumor DNA), lenfoma hücresinden kopup kana karışan kısa DNA parçalarıdır. Sağlıklı hücrelerden de kana DNA dökülür; buna hücre dışı DNA (cfDNA) denir. Asıl iş, bu denizin içinde tümöre özgü imzayı ayırmaktır.
“Sıvı biyopsi” halk arasında bu kan testine verilen addır. Doku biyopsisinin acısız kopyası değildir. Lenfomada tanı hâlâ büyük ölçüde lenf bezi veya ilgili dokunun patolojik incelenmesiyle konur. ctDNA; evreleme, tedavi yanıtı, kalıntı hastalık (MRD) ve nüks şüphesini konuşurken devreye giren tamamlayıcı bir araçtır.
İki ana teknik aile vardır:
Tümör-bilgili (tumor-informed) test.
Önce tanı biyopsisindeki mutasyonlar çıkarılır, hastaya özel bir panel kurulur, sonra kanda o imza aranır. Hassasiyeti yüksektir. Bunun için tanı anı dokusu (veya o dönemden kalmış blok) gerekir.
Tümör-kör / plazma temelli test.
Eldeki dokuya ihtiyaç duymadan kanda sık görülen lenfoma mutasyonlarına bakar. Tanı dokusu yokken veya acil genetik profil istenince işe yarar; MRD duyarlılığı genellikle kişiselleştirilmiş panele göre daha düşüktür.
2025-2026’da ASCO ve kılavuzlarda ne değişti?
Bu yılki toplantı dilinde ctDNA artık “geleceğin testi” diye geçiştirilmiyor. Büyük B hücreli lenfomada tedavi sonu MRD’nin PET’ten bağımsız prognostik bilgi verdiğini gösteren çalışmalar (ör. phased variant temelli DIRECT analizi, Journal of Clinical Oncology 2026) ve gerçek yaşam kohortlarında tedavi sonu ctDNA pozitifliğinin olaysız sağkalımı güçlü öngördüğünü bildiren seriler art arda konuşuldu. Relaps/refrakter hastalıkta bispesifik antikor yanıtının erken ctDNA temizlenmesiyle ilişkisini gösteren keşif analizleri de aynı masaya geldi.
Kılavuz tarafında iki cümleyi ayırmak gerekir; karıştırmak yanlış beklenti doğurur.
NCCN, seçilmiş DLBCL senaryosunda ctDNA-MRD’yi pratik cümleye aldı. B hücreli lenfoma kılavuzunda, birinci basamak tedavi bitiminde PET pozitif büyük B hücreli lenfomada, biyopsiye alternatif olarak yüksek duyarlılıklı (tespit eşiği <1 ppm düzeyinde tanımlanan) ctDNA-MRD bakılması yer alır. PET pozitif-MRD negatif hastada izlem, PET negatif yola yaklaştırılabilir. Bu, “her lenfomaya her vizitte ctDNA” demek değildir.
ASCO’nun 2026 ctDNA kılavuzu (solid tümörler ve lenfoma) daha temkinlidir: doku alınamıyorsa veya sonuç gecikiyorsa genetik değişiklik için plazma kullanılabilir; ancak MRD, nüks taraması veya tek başına prognoz için ctDNA’yı standart uygulamanın yerine koymayı henüz önermez. Test tamamlayıcıdır. Klinik yarar, yani sonuca göre tedaviyi değiştirmenin yaşam süresini iyilettiği, lenfomada hâlâ çoğunlukla çalışma konusudur.
Özet: Kongre coşkusu gerçek. Rutinleşme ise alt tipe ve sorulan klinik soruya bağlı. En net kılavuz cümlesi bugün tedavi sonu PET’i şüpheli DLBCL içindir.
Avantajları neler?
| Ne katıyor? | Pratik karşılığı |
|---|---|
| Doku almadan genetik iz | Biyopsi riskli, lezyon derin veya önceki blok yetersizse plazmadan sürücü mutasyon aranabilir. |
| Tümör yükünün kaba ölçüsü | Tanı anı ctDNA miktarı birçok agresif B hücreli lenfomada riskle ilişkilidir. |
| Tedaviye erken yanıt | İlk kürlerde ctDNA’nın hızla silinmesi, çoğu seride daha iyi gidişle gider. |
| PET belirsizliğini çözme | Tedavi sonrası PET pozitifliği iltihap da olabilir. Hassas MRD negatifliği, gereksiz biyopsiyi azaltabilir (NCCN’nin DLBCL cümlesi tam burada durur). |
| Nüksü görüntülemeden önce haberdar etme | İzlemde ctDNA’nın yeniden pozitifleşmesi, klinik nüksten haftalar-aylar önce gelebilir. Bu, henüz herkeste tedavi değiştirme kararı değildir; alarmdır. |
| Tekrarlayan iğne yükünü azaltma | Her şüphede yeni biyopsi yerine önce kan, sonra gerekirse doku. |
Bu avantajlar testin markasına, tespit eşiğine ve tümör-bilgili olup olmadığına bağlıdır. “Kanda NGS bakıldı” her zaman “MRD bakıldı” demek değildir. Hematolojide klasik NGS genetik testi ile ctDNA-MRD aynı kapı değildir.
NGS testinin ne olduğunu ve hangi durumlarda istendiğini ayrıca anlattık: Hematolojide NGS genetik testi
Teşhis anında mutlaka yapılmalı mı?
Hayır, tüm lenfomalarda tanı anı zorunlu test değildir. Tanının olmazsa olmazı hâlâ yeterli doku, doğru alt tip ve evrelemedir. ctDNA biyopsinin yerini tutmaz; Hodgkin ile DLBCL’yi, foliküler lenfomayı “kandan” ayırmaz.
Yine de tanı anı örneğinin ayrı bir değeri vardır. Tümör-bilgili MRD panelinin kurulması için tümör DNA’sı gerekir. Bu DNA en temiz şekilde tanı biyopsisinden çıkar. Tedavi başladıktan, hastalık küçüldükten sonra aynı hassasiyette panel kurmak zorlaşır; bazen imkânsızlaşır.
Tanı anında ctDNA’yı düşünmenin makul olduğu yerler:
- Agresif B hücreli lenfoma (özellikle DLBCL) ve ileride MRD / tedavi sonu PET yorumu planlanıyorsa,
- Doku az, tekrar biyopsi zor, genetik profil lazımsa,
- Klinik çalışma veya merkezin MRD protokolü varsa,
- Hastalık yükü yüksek, cevap hızını kanda izlemek isteniyorsa.
Yavaş gidişli, lokalize, PET ile rahat izlenen bazı indolent lenfomalarda tanı anı ctDNA çoğu hastada tedavi kararını değiştirmez. “Yapılmadı diye eksik tedavi oldum” cümlesi bu yüzden doğru değildir.
Pratik öneri: Agresif lenfomada tanı bloğunu atmayın. Bugün ctDNA istemeseniz bile, ileride kişiselleştirilmiş MRD için o blok sizin yedek anahtarınızdır. Mersin’de bu konuşmayı yeni tanı veya ikinci görüş dosyasında ayrıca açıyoruz.
Yapılmadıysa nüks şüphesinde ne katar?
Tanı anında bakılmamış olması treni kaçırmak değildir. Nüks şüphesi, yeni lenf bezi, gece terlemesi, kilo kaybı, açıklanamayan LDH yükselişi, PET’te şüpheli tutulum, geldiğinde ctDNA hâlâ işe yarar. Katkı üç başlıkta toplanır.
1. “Bu PET gerçekten hastalık mı?”
Tedavi sonrası veya izlemde PET pozitifliği sıkça iltihap, enfeksiyon veya reaktif düğümdür. Yüksek duyarlılıklı MRD negatifliği, özellikle DLBCL’de, biyopsiyi erteleme veya izlem yolunu güçlendirme yönünde kanıt sağlar. MRD pozitifliği ise “görüntü yalancı pozitif, evde oturun” demeyi zorlaştırır.
2. “Biyopsiye gidelim mi, nereye gidelim?”
Plazmada tümöre ait sinyal varsa aktif klon lehine konuşuruz; negatiflik ise, özellikle tümör-kör ve düşük duyarlılıklı bir testse, hastalığı dışlamaz. Derin, riskli bir iğneye karar verirken ctDNA tek başına yeterince “hayır” demez, ama “evet, doku alalım” tarafını güçlendirebilir.
3. Tanı örneği yoksa ne kaybedilir?
En hassas yol olan tümör-bilgili panel kurulamayabilir. Elde kalan, plazma temelli / tümör-kör testtir. Bu da mutasyon gösterebilir; göstermemesi “temiz” anlamına gelmeyebilir. Eski parafin bloğu hâlâ duruyorsa geç de olsa kişiselleştirilmiş panel denenebilir. Bu yüzden nüks dosyasında ilk sorum: tanı bloğu nerede?
Nüks şüphesinde ctDNA tedavi başlatma kararı değildir. Tedavi, mümkünse kanıtlanmış nüks (klinik + görüntü ± doku) üzerine kurulur. Test, zamanlamayı ve biyopsi eşiğini netleştirir.
Hazırlayan: Doç. Dr. Mahmut Bakır Koyuncu
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Hematoloji, Çiftlikköy / Mersin
https://drmahmutbakirkoyuncu.com/hakkimda/
Bilgi / WhatsApp: +90 553 533 88 53
Son güncelleme: 2026-09-24
Neyi yapmaz?
- Biyopsinin yerini tutmaz; alt tip ve dönüşüm tanısı dokudadır.
- PET/BT’nin yerini tutmaz.
- Her negatif sonuç “hastalık yok” demek değildir (dökülmeyen tümör, düşük hacim, yanlış test tipi).
- Her pozitif sonuç “hemen kurtarma tedavisine geç” demek değildir.
- Klonal hematopoez (CHIP) plazmada mutasyon taklit edebilir; yorum hematoloğa aittir.
- Türkiye’de erişim, geri ödeme ve hangi ticari assay’in kullanıldığı merkeze göre değişir.
Sık sorulan sorular
ctDNA kanser taraması mıdır? Belirti yokken baktırayım mı?
Hayır. Lenfoma taraması için popülasyon testi değildir. Tanısı konmuş veya nüksü konuşulan hastada kullanılır.
Hodgkin lenfomada da bakılır mı?
Araştırma ve seçilmiş izlemde evet; NCCN’nin en net cümlesi bugün DLBCL tedavi sonu PET belirsizliğindedir. Hodgkin’de karar bireyselleştirilir.
Sonuç kaç günde çıkar?
Kullanılan assay’e göre değişir. Tümör-bilgili panelde önce dokudan panel üretimi vardır; ilk kurulum daha uzun, sonraki kan bakıları daha kısadır.
Kemik iliği yerine geçer mi?
Hayır. İlik tutulumu şüphesi varsa ilik ayrıca konuşulur.
Mersin’de bu testi kim yorumlamalı?
Raporu tek başına okumak yetmez. Alt tip, PET, LDH ve klinik bir arada bakılmalıdır. Mersin Üniversitesi Hematoloji kliniğinde ve dosya üzerinden ikinci görüşte bu birleşik okumayı yapıyoruz.
Değerlendirme ve ikinci görüş
ctDNA ve lenfoma dosyanızın değerlendirilmesi. PET/BT raporlarınızı, patoloji sonucunuzu ve varsa ctDNA veya genetik test raporlarınızı gönderebilirsiniz; dosyanız bir bütün olarak değerlendirilir. Şehir dışındaysanız online danışmanlık seçeneğinden yararlanabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar için hekiminize başvurunuz. ctDNA istemi, kullanılacak yöntem ve tedavi değişikliği bireysel dosyaya göre belirlenir.
Kaynaklar
- ASCO. Circulating Tumor DNA Testing in Patients with Solid Tumors or Lymphoma. JCO Oncol Pract / ASCO Guideline, 2025-2026.
- NCCN Clinical Practice Guidelines in Oncology. B-Cell Lymphomas. ctDNA-MRD, PET-pozitif DLBCL, tedavi sonu değerlendirme (kılavuz güncellemesi 2025).
- Phased variant-supported ctDNA after first-line treatment in large B-cell lymphoma (DIRECT). J Clin Oncol. 2026;44:410-420.
- Tumor-informed ctDNA-MRD versus PET/CT in lymphoma real-world cohort. Blood Neoplasia / 2026 klinik özetleri.
- ELM-2 keşif analizi: odronextamab altında erken ctDNA temizliği ve PFS ilişkisi, 2025-2026 kongre bildirileri.
İlgili sayfalar: Lenfoma · Hematolojide NGS · Kemik iliği nakli

Doç. Dr. Mahmut Bakır Koyuncu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce Tıp) mezunudur. İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini ve ardından Hematoloji yan dal uzmanlığını Mersin Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 2008’de MD Anderson Kanser Merkezi’nde (Houston) moleküler biyoloji ve genetik alanında çalıştı. 2020’de Weill Cornell Medicine / New York-Presbyterian Hastanesi’nde (New York) kemik iliği nakli ve CAR-T hücre tedavileri alanında çalıştı. Türkiye’de Mersin Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı, Mersin Şehir Hastanesi ve Adana Şehir Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakil Ünitesi’nde hematoloji uzmanı olarak çalışmıştır. Haziran 2023’ten Eylül 2025’e kadar Mersin Medical Park Hastanesi’nde çalıştı. Eylül 2025’ten bu yana Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

