Sabahları yorgun uyanıyor, merdiven çıkarken çarpıntı hissediyor veya saçlarınızın eskisinden daha fazla döküldüğünü mü fark ediyorsunuz? Toplumumuzda çok sık görülen ve genellikle “nasıl olsa geçer” denilerek önemsenmeyen bu şikayetlerin altında yatan asıl suçlu genellikle demir eksikliği (kansızlık) olmaktadır.
Demir Eksikliği Anemisi (Kansızlık) Nedir? Vücudumuz, organlarımıza oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerini üretebilmek için demire ihtiyaç duyar. Yeterli demir olmadığında dokulara oksijen gidemez ve sistem yavaşlamaya başlar. Buna tıp dilinde demir eksikliği anemisi diyoruz.
Kendinizi Test Edin: Demir Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Eğer aşağıdaki şikayetlerden birkaçını yaşıyorsanız, vücudunuzun demir depoları boşalmış olabilir:
Sürekli halsizlik, yorgunluk ve enerji kaybı
Ciltte, dudaklarda ve göz içlerinde solukluk
Saç dökülmesi ve tırnaklarda kolay kırılma, soyulma
Nedensiz üşüme hissi (Özellikle el ve ayaklarda)
Çarpıntı ve nefes darlığı
Toprak, buz veya kahve telvesi yeme isteği (Pika sendromu)
Odaklanma zorluğu ve unutkanlık

Neden Demir Eksikliği Yaşıyoruz? Bu sorun durup dururken ortaya çıkmaz. Kadınlarda yoğun adet kanamaları, mide-bağırsak sistemindeki gizli kanamalar (ülser, polip vb.), yetersiz beslenme veya gebelik gibi artan ihtiyaç dönemleri en sık karşılaştığımız sebeplerdir.
Demir Eksikliği Tedavisi Nasıl Yapılır? (Pekmez İçmek Yeterli mi?) Halk arasında yaygın olan “pekmez iç, üzüm ye kan yapar” inanışı, klinik düzeyde bir demir eksikliğini tedavi etmek için maalesef yetersizdir. Tedavide amaç sadece kan değerini yükseltmek değil, boşalan demir depolarını doldurmak ve eksikliğin ana nedenini bulup ortadan kaldırmaktır.
Hastalığın derecesine göre hap tedavisi, sıvı ilaçlar veya damar yoluyla (IV) demir takviyeleri uygulanmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmak veya tedaviyi yarıda kesmek, hastalığın kısa sürede tekrarlamasına yol açar.
Uzman Görüşü Neden Önemli? Demir eksikliği basit bir vitamin eksikliği gibi görünse de bazen altta yatan ciddi mide-bağırsak hastalıklarının veya farklı kan hastalıklarının ilk sinyali olabilir. Bu nedenle sürecin mutlaka bir Hematoloji (Kan Hastalıkları) Uzmanı tarafından değerlendirilmesi hayati önem taşır.

Demir Eksikliği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Demir İlaçları Aç Karnına mı Alınmalı? Demir emilimini artırmak için ilaçların genellikle aç karnına ve C vitamini (örneğin bir bardak taze portakal suyu) ile alınması önerilir. Ancak mide hassasiyeti olan hastalarda doktor kontrolünde kullanım şekli değiştirilebilir. Çay, kahve ve süt ürünleri demir emilimini azalttığı için ilaçlarla arasında en az 2 saat ara bırakılmalıdır.
Demir Eksikliği Tedavisi Ne Kadar Sürer? Kandaki hemoglabin değerlerinin normale dönmesi genellikle 1-2 ay sürer. Ancak vücudun demir eksikliği depolarının tamamen dolması için tedavinin doktor kontrolünde 3 ila 6 ay kadar sürdürülmesi gerekebilir.
Hangi Durumlarda Damar Yoluyla (IV) Demir Tedavisi Yapılır? Ağızdan alınan demir haplarını tolere edemeyen, mide-bağırsak emilim bozukluğu olan veya çok hızlı kan yükseltilmesi gereken özel durumlarda damardan serum şeklinde demir tedavisi tercih edilir.
Demir Eksikliği Riski En Yüksek Olan Gruplar
Toplumda demir eksikliği anemisi görülme sıklığı bazı gruptaki bireylerde daha yüksektir. Özellikle şu durumlarda kan değerlerinin ve demir depolarının düzenli olarak kontrol edilmesi önerilir:
Gebe ve emziren anneler
Büyüme çağındaki çocuklar ve ergenler
Yoğun adet kanaması geçiren kadınlar
Yetersiz ve tek tip beslenenler (Vejetaryen ve veganlar)
Sık kan bağışında bulunanlar
Mide-bağırsak ameliyatı geçirmiş veya emilim bozukluğu (Çölyak vb.) olan hastalar
Tansiyon düşüklüğü, geçmeyen yorgunluk ve halsizlik şikayetleriniz devam ediyorsa, altta yatan nedeni bulmak için uzman bir hekime danışmanız kritik önem taşır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık görülen beslenme eksikliği anemisi türü demir eksikliğidir.

Doç. Dr. Mahmut Bakır Koyuncu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce Tıp) mezunudur. İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini ve ardından Hematoloji yan dal uzmanlığını Mersin Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Eğitim sürecinde MD Anderson Cancer Center’da Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında çalışmalar yapmış ve Weill Cornell Medicine, New York’ta Kemik İliği Nakli ve Hücresel Tedavi Ünitesi’nde görev almıştır. Türkiye’de Mersin Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı, Mersin Şehir Hastanesi ve Adana Şehir Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakil Ünitesi’nde hematoloji uzmanı olarak çalışmıştır. VM Medical Park hastasinde yaklaşık 2 yıl çalıştıktan sonra Eylül 2025’ten bu yana Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

